Üzülerek izliyoruz. Ülkemizde, özellikle toplumsal kuruluşlar ve kulüplerin yönetimleri seçimle değişince, yeni yapı kurulurken, geçmiş dönemin tüm çalışmalarını tam incelemeden, kabile görüşü ile davranarak, başarıları da göz ardı edip, kadrolarını kurmaktadırlar. Bu davranışlar, daha çok spor kulüplerinde, amatör spor dallarında, olimpik spor dallarında belli oluyor… Bu depreme uğrayanların ödüller kazanmış, şampiyonluklar almış spor dallarındaki sonuçlarını da görüyoruz. Bu dalların hem yönetici, hem de oyuncu kadrolarına bakınca da bu değişimlerin sonuçlarını değerlendirebiliyoruz… Bu hata şampiyonluklara abone atları çıkartıp, yerine yeni toy tayları koymaya benziyor. İyi bir yönetim, göreve gelmeden makamlarını işgal etmeyi hedefe aldığı yönetimin bilançosunu tüm detayları ile incelemeyince bu hale düşüyor. Hedef temiz ve net şampiyonluk ise; yapılacak ilk iş, teslim alınacak eski makamın hatalarını ve başarılarını ciddi olarak incelemek ve bir motorda olduğu gibi çalışan parçaları değil, başarısızları, yani çalışmayanların değiştirilmesi gerekir. Her kademede başarılı olan ekibin işine devam etmesi en doğru karar olmalıdır. Atalarımız ‘acemi aşçı tencerenin dibini tutturur’ buyurmuşlar.
Unutulmamalı; şampiyonluk kupaları seçimi kazananlara değil, maçları kazanan ustalara verilir.