Bilindiği üzere 2026 FIFA Dünya Kupası, “FIFA World Cup”, 11 Haziran – 19 Temmuz 2026 tarihleri arasında ABD (Amerika Birleşik Devletleri), Meksika ve Kanada’nın ev sahipliğinde yapılacaktır. Futbolun en büyük turnuvası olan bu anlamlı etkinlik “kupa” olarak adlandırılmaktadır. Bu anlamlı etkinliğe ilk defa 32 takım yerine 48 takım katılacaktır. 104 karşılaşmanın oynanacağı 2026 Dünya Kupası’nda 24 yıllık aradan sonra A Millî Futbol Takımımız da ülkemizi temsil edecektir. 19 Temmuz 2026 tarihinde 82.500 seyirci kapasiteli New Jersey’deki MetLife Stadyumu’nda oynanacak final karşılaşması ile son bulacak turnuvaya ilgi de oldukça fazladır.

Geçen hafta FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonu) tarafından, 26. Dünya Kupası’nda görev alacak hakemlerin listesi açıklandı. Buna göre organizasyonda 6 konfederasyon ve 50 ülkeden 52 orta hakem, 88 yardımcı hakem ve 30 video yardımcı hakem görev yapacak. Ancak ne yazık ki bu anlamlı organizasyonda hakemlerimizden hiçbirine görev verilmediği görüldü. Bu açıklama Türk hakemlerimiz için onur kırıcı ve çok üzücü bir açıklamadır.

Hatırlanacağı üzere rahmetli duayen futbol hakemimiz Sulhi Garan, ülkemizin ilk FIFA kokartlı futbol hakemidir. 1916 İstanbul doğumlu olan Garan, 1957 yılında İsviçre’de düzenlenen uluslararası hakem kursuna katılmış, 1960 Roma Olimpiyatları’nda görev almış ve Türk futbol tarihine “ilk FIFA hakemi” olarak geçmiştir. Daha sonra otoriter futbol hakemlerimizden rahmetli Doğan Babacan, FIFA Dünya Kupası finallerinde maç yönetmiş ilk Türk hakemdir. 1964’te ilk millî müsabakasını yönetti. 1969’da FIFA kokartını taktı. Münih 1972 Olimpiyat Oyunları’nda ve 1974 FIFA Dünya Kupası’nda hakem olarak görev yaptı. Aynı şekilde daha sonraki yıllarda da günümüze kadar Erman Toroğlu, Ahmet Çakar, Fırat Aydınus, Cüneyt Çakır, Halil Umut Meler yaptılar. Zamanla FIFA kokartlı hakemlerimiz artmıştır. Hatta yakın zamanda Ocak 2026’da TFF’de (Türkiye Futbol Federasyonu) düzenlenen törende 01 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olmak üzere FIFA tarafından onaylanan ülkemiz FIFA hakemleri açıklandı. Açıklanan FIFA listesinde; Halil Umut Meler, Gamze Durmuş Pakkan, Atilla Karaoğlan, Kadir Sağlam, Mehmet Türkmen, Oğuzhan Çakır, Cihan Aydın, Ozan Ergün, Melek Dakan, Asen Albayrak ve Hatice Aydın isimli hakemlerimiz yer aldılar. Aldılar ama ne yazık ki FIFA tarafından hiçbirine görev verilmedi.Hatırlanacağı üzere TFF, 17 Haziran 1992 tarihinde kabul edilen 3813 sayılı Kanun ile özerk bir statüye kavuştu. Önceleri TFF, Spor Bakanlığı’na bağlı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bünyesinde yönetiliyordu. Başkanlar seçimle değil, Spor Bakanı tarafından atanıyordu. Çıkarılan kanunla idari ve hukuki açıdan tüzel kişiliğe sahip Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), 17 Haziran 1992 tarihinde kabul edilen 3813 sayılı Kanun ile özerk bir statüye kavuşmuştur. Bu tarihten önce devlet merkezli (GSGM bünyesinde) yönetilen federasyon, bu kanunla idari ve hukuki açıdan bağımsız, tüzel kişiliğe sahip özel hukuk hükümlerine tabi bir yapıya geçti. Bundan amaç TFF’nin diğer ülkelerin futbol federasyonları ile eşdeğer haklara sahip olunması idi. Devamında başkalarının etkisinde kalmadan sadece Fair Play anlayışı ile ülkemiz ve dünya futboluna destek olmak, katkı sağlamaktı. Ancak zaman içinde günümüze kadar A Millî Futbol Takımımızın dünya üçüncüsü olması yanında futbol hakemlerimiz de birçok Avrupa ve dünya futbol organizasyonlarında görev aldılar. Ancak günümüzde A Millî Futbol Takımımızın katıldığı 2026 Dünya Kupası’nda FIFA tarafından hiçbir hakemimize görev verilmedi.

Neden verilmediğini incelediğimizde; futbolumuzda hakemlerimize yönelik yıllardır süren yıkıcı eleştirilerin, Dünya Kupası’nda da karşılık bulduğunu görüyoruz. Bana göre özellikle de Süper Lig’de yaşanan hakem kararlarındaki tartışmalar ve güven sorunu, devamında son günlerde yaşanan bahis skandalında birçok hakemin içinde yer almaları, hakemlerimize 2026 Dünya Kupası’nda görev verilmemesine sebep oldu. Yaşadığımız üzere ülkemizdeki profesyonel liglerde neredeyse her hafta hakem hataları yaşanırken hakemlere karşı tepkiler bitmedi. Zira farklı karşılaşmalarda yaşanan benzer pozisyonlarda hakemlerin farklı kararlar vermeleri hep gündemdeydi. Bu durum uzun bir süre tartışılan yetersiz hakemlik sistemini uluslararası alana taşıdı. İşte bu yüzden hakemlerimizin performanslarını yeterli görmeyen UEFA, hakemlerimize az görev verdi. Devamında da FIFA Dünya Kupası’nda hiç görev vermedi. Yıllardır her hafta yaşanan tartışmalı kararlarda hakem hataları çok olmakla birlikte kulüp yöneticilerinin de hataları vardır. Hakemler saniyeler içinde karar verebiliyorlar, dolayısıyla hata da olabilir. Hakem eğitim seminerlerinde ana konu hataların azaltılması üzerinde işleniyordu. Bunun için “VAR” devreye alındı ancak tartışmalar bitmedi. Eski bir futbol hakemi olarak katıldığım seminerlerde duayen eğitim hocalarımızdan rahmetli Hakkı Gürüz, derslerin sonunda bizlere devamlı olarak arkadaşlar; “ideal, hatasız hakem yoktur, en az hata yapan hakem ideal hakemdir” bunu asla unutmayın diyordu. Ama görünen o ki; bu nasihati düşünen, uygulayan yok. Hatta TFF Futbol Disiplin Talimatı’nın 57. ve 7405 sayılı Spor maddesi, hakemlerin doğrudan veya dolaylı olarak futbolla ilgili bahis oynamasını, aracılık etmesini veya bu sitelerden çıkar sağlamasını yasaklar. İhlal halinde 3 aydan 1 yıla kadar hak mahrumiyeti veya hakemlikten çıkarılma gibi ağır cezalar uygulanır.

Bundan amaç hakemlik kurumunun tarafsızlığını, dürüstlüğünü ve kamuoyunun güvenini korumaktır. Özetle, hakemlerin bahis oynaması disiplin suçu olup, lisanslarının iptaline kadar giden yaptırımları beraberinde getirir. Ancak talimat ve kanunlara rağmen bahis oynayan hakemlere, hakem camiasına güven de olmaz.