Sebepler üretmeye…
Senaryolar yazmaya…
Seçmeni kötülemeye…
Zaferi gölgelemeye…
Hiç gerek yok.
Demokrasiye inanıyorsan;  yakışmaz.

             ***

Herkes kabullenecek.
Sandık sonuçları ortada.
Bir başarı kazanılmış…
“ Bitti, gidiyor” denilen…
AK parti tek başına iktidar olmayı başarmıştır.
Önümüzdeki dört yılda…
Yürütmenin sahibidir.

             ***

Seçimden bir gün önce…
Veya sandık açılmadan beş dakika evvel…
Deselerdi ki, “ Her iki kişiden birinin oyunu alacaklar, 300 üzerinde vekil çıkaracaklar”;
Söyleyene meczupmuş gibi bakar…
Böyle bir sonucu şaka bile olamayacağını iddia ederdik.
Çıkan sonuca herkes şaşkın.
Anketler havada kaldı.
Siyaset mühendisleri nal topladı.
Yazar-çizer takımı yine tutturamadı.
Kazanan partinin kurmayları bile inanamadı.

                ***

1 Kasım seçim sonuçları ortaya koydu ki;
Memlekette siyaset döviz kuru gibi.
Dünden bugüne değil…
Saat başı bile değişir.
Seçmene akıl-sır ermez.
Neyi, ne zaman göstereceği belli olmaz.
Çok kişi kabullenmez ama…
Seçmen, sağduyusuyla her zaman politikacının önündedir.
Aklıyla, ufkuyla!

              ***

Gelelim lafın özüne.
Ortadaki seçim zaferi nettir.
Alkışlanmalı, takdir görmelidir.
Dünya coğrafyasında…
Böyle uzun süreli seçim kazanan olmamıştır, tarihte yoktur.
Kazanmanın nedenleri kadar…
Kazanamamanın beceriksizliği de araştırılmalıdır.

              ***

Birileri beyaz kâğıdı önüne koyup, “ Benden bu kadarmış “ notunu yazarken…
Ardındaki çantacıları, akıl hocaları onu takip etmelidir.
Sandıkta sapır sapır dökülenler…
Bükemediği bileği öpmelidir!